KIŞ BRONŞİTİ

KIŞ BRONŞİTİ

Bronşit, kelime anlamı olarak akciğerlerdeki bronşiol adı verilen küçük hava keseciklerinde enfeksiyon olarak tanımlanır. Hastalık sıklığı ve şekli yaşa, mevsimlere ve yaşanılan ortama göre değişkenlik gösterebilmektedir. Akut bronşit sıklıkla kış aylarında yoğun olarak görülmektedir. Hastalık bazen Viral bazen ise Bakteriyel nedenli olabilmekle birlikte hava kirliliğine bağlı olarak ta görülebilmektedir. Soluduğumuz havanın sürekli kirlenmesi ile duyarlı kişilerde başta astım, bronşit, KOAH olmak üzere birçok kronik hastalıklar sık olarak görülmektedir.

Kış Bronşiti deyimi solunum sistemi hastalıklarında çok kullanılmasa bile farklı isimlerde kullanılmaya devam etmektedir. Son yıllarda hastalık olarak adını sıkça duyduğumuz  “Kış Bronşiti=Büyükşehir Bronşiti=İstanbul Bronşiti=Metropol Hastalığı” gibi isimlerle konuşma dağarcığımıza giren bu hastalık aslında kalabalık kitlelerin bir arada yaşadığı şehirlerin, özellikle de büyük şehirlerin önemli bir sağlık sorunudur. Her geçen yıl bu şehirlerde yaşayan çok sayıda insanın belirgin bir solunum sistemi hastalığı yok iken hastalanmaya başlaması (astım, bronşit, kronik bronşit, KOAH, zatürre, allerjik rinit ve sinüzit, allerjik hastalık gelişimi, sık hastalanma, hastaneye yatarak tedavi görme vs.) bu sorunun önemini ortaya koymaktadır.

Klinik belirtiler ve özellikleri:

Kış aylarında karşımıza çıkan “Kış Bronşiti” diğer adıyla “Büyükşehir bronşiti” normal bronşitten biraz farklıdır. Hastaların çoğunda şiddetli öksürüğe rağmen balgam yoktur veya çok azdır. Kış bronşiti’nin astım ve diğer bronşitlerden farkı hırıltılı solunum ve nefes darlığı yakınmasının pek olmamasıdır. Öksürük genelde kış ayları süresince devam eder. Ne zaman ki havalar ısınıp ta hava kirleticilerin kullanılmasının azalması ile hastalık belirtileri azalmakta ve hastalar da öksürükten kurtulmaktadır. Normal solunum sistemi hastalıklarında öksürük belli bir süre  gece ve gündüz sürekli devam ederken Kış bronşiti’nde ise öksürük genelde gündüz ortamında ve ev dışında iken olur. Hasta uyuduktan sonra yakınmalar ya hiç yoktur, ya da oldukça azalmıştır.

Özellikle sadece öksürük yakınması ile seyreden bu grupta hastalar ve aileleri öksürükten oldukça sıkılmaya başlamıştır. Erişkinlerde de görülen bu durum özellikle çocuk yaş grubunda daha da etkili bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu öksürük küçük çocuklarda öğürtü ve kusmaya, bayanlarda ise idrar kaçırmaya neden olabilmektedir.

Hastalıktan korunma:

Kış aylarında özellikle hava kirliliğinden etkilenerek öksüren bu hastaların birçok şeyden etkilendikleri görülmektedir.  Bu hastalar koku veren ve havayı kirleten birçok kimyasaldan rahatsız olurlar. Kolonya, parfüm, ev içi koku verici aparatlar ve çamaşır temizliğinde kullanılan tüm kokulu kimyasallar özellikle solunum sistemi hastalığı olan kişilerde önemli solunumsal belirtiler oluşturabilmektedir. Bu kişiler olabildiğince bunlardan uzak durmalıdırlar.

Özellikle Çocuk hastalarda gözlenen kuru öksürüğü oluşturan etkenlerden birisi de çamaşır temizliğinde kullanılan yumuşatıcıların kokularıdır. Annelerin deyimi ile “mis gibi kokan bir giysi, çocuğum mis gibi kokuyor!” denilerek mutlu olunmakta ve ortama iyi bir parfüm kokusu salınmaktadır. Ancak çocuklar bu giysilerini kullandıkları sürece sürekli bir irritan, belli bir ölçüde allerjen kimyasal madde teması ve kokusu ile hastalar karşı karşıya kalmaktadır. Duyarlı bireylerde uzun süreli bu koku veren kimyasal madde teması hassas bünyeli ve astımlı kişilerde aslında dış ortamdaki hava kirliliğinden farklı bir etki de göstermemektedir. Dış ortamın hava kirliliğinden çocuklarımızı korumaya çalışırken bir yandan evde onları daha fazla kimyasallar ile karşılaştırmaktayız. Böylece çocuklar özellikle bu ortamlarda sanki dış ortamda bulunuyor gibi etkilenmekte ve başta öksürük olmak üzere solunum yakınmaları olmakta ve daha kolay hastalanabilmektedirler.

Tanı yöntemleri:

Kış ayları boyunca öksüren hastalar sürekli sağlık merkezlerine müracat etmektedirler. Gittikleri her sağlık kurumunda birçok tetkik yapılmaktadır. Hastaların yaptırdıkları tahlillerde genelde bir şey çıkmamakta, akciğer röntgeni tetkikleri de bulunmaktadır. Ayrıca solunum fonksiyon testleri ve allerji testleri genelde normaldir. Yani “her şeyi normal, ancak kişi sürekli öksürmekte!”  Hastaya birçok tetkik yapılmaktadır. Hasta sinüzit ve reflü yönünden incelenmekte, bazen bilgisayarlı akciğer ve sinüs tomografileri de çekilmektedir. Bazen hastalara tanı konulamaması nedeniyle “sizde allerji var!” denilmekte, böylece hastalar da soru sormayı bırakmakta ve bazı ilaçları kullanmaya devam etmektedirler. Burada tanıyı koymak ilgili Uzman Doktorlara düşmektedir.

Tedavi:

Hastaya ilaç tedavisinden önce ilk yapılması gereken onu bu duruma getiren etkenlerden (kimyasallar, koku verici temizlik maddeleri vs.) elden geldiğince uzak tutmak yani koruyucu tedavilerdir. Yani duyarlı kişiler hastalık oluşturan ortamlardan uzaklaşacak, gerekirse daha küçük ve havası temiz yerleşim bölgelerine göç edecektir. Ancak bu her zaman geçerli değildir.

Hastalığın tedavisinde oral veya inhaler bronş genişletici ilaçlar, antihistaminikler, kortizon içeren bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalık döneminde kullanılan bu ilaçlar bazen klinik belirti olmamasına rağmen kış ayları boyunca kullanılarak hem tedavi etmekte, hem de koruyucu tedavi olarak kullanılabilmektedir. Böylece hastanın yakınmaları büyük oranda düzeltilmektedir. Hatta bazı hastaların her sene kış mevsimi aylarında bu ilaçları doktor kontrolü altında düzenli koruyucu olarak ta kullanması gerekebilir. Hastalar öksürük yakınmasını önemsemeyip tedavi edilmez veya koruyucu tedaviler verilmez ise hastalık astım, kronik bronşit gibi kronik bir seyir alabilir. Hastalıkta genellikle antibiyotiğin yeri yoktur. Ancak eklenen enfeksiyonlar nedeni ile doktor kontrolünde antibiyotik kullanımı gerekebilir.

Sonuç:

Kış bronşiti’nin bir çok nedeni vardır. En büyük nedeni ise “bronşların aşırı duyarlılığı”, yani “bronş hiperreaktivitesi”dir. Bu kişiler aslında sağlıklı kişilerdir. İç veya dış ortam kirliliğinden bronşlar etkilendiği sürece başta öksürük olmak üzere solunum sistemi belirtileri veren bir hasta grubudurlar.

Bu hastalığa yakalanmış çok sayıda kişi bulunmaktadır. Bu hastalığa yakalanmamak ve hastalığın tekrarlamaması için yaşam yerleşkelerinin (ev, okul, işyerleri vs.) yoğun trafiğin ve fabrikaların uzağında olması ve kapalı ortamlarda allerjenler, sigara dumanı, kimyasal maddeler, aerosollerden uzak kalınması gerekir. Bu duyarlı kişilerin yakınmalarının devam ettiği dönemlerde doktor kontrolü altında olmaları önerilir. Öksürük nedeni allerjik olabilir düşüncesiyle bu hastaların en az bir defa Allerji Uzmanı’na muayene olmaları,  Allerji uzmanının gerek görmesi durumunda da “Allerji deri prick testi veya kan ile yapılan bazı allerji testleri”nin yapılması önemle tavsiye olunur.

Hakkında admin

Ayrıca Kontrol Ediniz

Astımla İlgili İlginç Soru ve Cevapları

  Astım ile İlgili Sorular ve Cevapları Astımla ilgili akla gelen ilginç sorular ve cevapları …