Ana Sayfa / EĞİTİM NASIL OLMALI?

EĞİTİM NASIL OLMALI?

Eğitim Nasıl Olmalı?

Eğitim çok önemli bir konu. Toplumu ayakta tutan ve tutmaya devam edecek olan önemli bir Çimento. Çimento derken var olanları birbirine kenetleyecek ve ortaya ideal bir yapı bir kişi bir toplum bir nesil çıkaracak. Şöyle bir göz gezdirin etrâfınıza. Gördüklerinizle şimdiki toplumu ve onların geleceğini tahmin etmeye çalışın biraz. Yaşadığınız semte göre değişmekle beraber hepsi bizim insanımız.Ülkemizin insanı, bizim geleceğimiz yâni biz.  

“Eyyy! evdeki Öğretmen, Mühendis, Yönetici, Doktor, Profesör, Hemşire,Mimar, Sanatkar olan Anne ve Baba’lar. Çocuklarınız sizi dinlemiyorlar.Dedikleriniz bir kulaklarından girip diğer kulaklarından dışarı çıkmakta. Hemde hemencecik. Öğretmen ve Öğretim üyesi Profesör Anne veya Babaya sâhip olup ta onların eğitim ile ilgili sözlerinin hiçbirini kabul etmeyen teenage’ler.Yazık ediyorsunuz kendinize. Unutmayın ki siz o yollara giderken biz yollardan çoktân dönmüştük. Bu kadar okumuş Anne ve Baba’ya sâhip olan çocuklar! Onları dinlememekle çok şey kaybediyorsunuz. Kaybedince anlayacaksınız. Kaybetmemeniz dileğiyle.”

Fazla eğitime gerek var mı? Bilemiyorum ama temel konular öğretilmedikten sonra neye yarar diyesi geliyor insanın. Yâni ülkemiz insanının! Çimentoya ne gerek var yapı taşı tuğlalar olmadıktan sonra. İşte size biraz hayattan yorumlar ve düşünceler;

“Işık hızının 300.000 kilometre/saniye olduğunu söyleyip ışık hızı nasıl geçilir? diye araştırma yapıyorsunuz. Hemen önünüzdeki yapılması gerekenleri yapmazken ne yapacaksınız ışık hızını geçmeyi. Diyelim ki ışık hızını geçtiniz, geçince ışığınız olmayacak, yâni karanlıkta kalacaksınız bir süre ve arkadan ışığın gelmesini mi bekleyeceksiniz? Karanlıkta ışığın gelmesini beklemeye değer mi acaba? Aydınlıkta işinizi rahat yapabildikten sonra bırakın ışık hızını geçmeyi! Oturun Işık Hızı ortamında.” (Betül)

10 Yaşına Kadar Eğitim:

Günaydın, iyi günler, teşekkür ederim, özür dilerim demeyi bilse sanki yeter gibi geliyor bana bâzen. Eğer yetmez derseniz biraz okuma yazma biraz da toplama, çıkarma ve çarpmayı öğrense iyi olur gibi. Bunları öğreneni bir üst basamağa almalı sistem!

“Çocuğunu küçükken nasıl eğitirsen, nasıl yedirirsen, nasıl giydirirsen, nasıl düşündürürsen unutma büyüdüğünde de büyük olasılıkla aynısını yapacak. Ağaç yaşken eğilir derler. Eğemezsen bir gün gelir onu belinden çatır çatır kırarlar ve bir kenara atıverirler ve seni zorla olaylar karşısında eğerler..!”

20 Yaşına Kadar Eğitim:

Evde anne ve babaya yâni âile işlerine destek vermeyi öğrenmeli. Saatlerce bilgisayar, internet, cep telefonu ile meşgul olmamalı insan. Gece 24.00 den sonra yatıp uyumayı öğrenmeli, zamanında uyusun ki ertesi sabah okul veya işe gidiyorsa eğer saatinde kalkmayı öğrenmeli. Eğer okula gidiyorsa birazda ders çalışmalı.Müzik sesini sonuna kadar açıp dinlememeli. Eğer bu davranışları mükemmel ise bunları hemen en iyi okullara aktarıp okutmalı ve geleceği çok iyi olan bir meslek için okulları değiştirilmeli bu süreçte. Kalanları ise basit meslek okullarına yöneltmeli. 

“Elektrik ârızası nedeniyle bilgisayarımızın Modem’i arıza yaptı. Garantisi nedeniyle ilgili firmaya gönderdik. Bir hafta kadar Modemsiz kaldık. Ne güzel oldu bir bilebilseniz. Bir hafta süreyle âile fertleri birbirlerini o kadar çok gördüler ve birbirleri ile o kadar çok konuştular ki anlayamazsınız. Bir baba olarak mutluluktan uçtum âdeta. Bilgisayar, cep telefonu ve internet. İşte size üç büyük felâket. Ne zaman vene kadar kullanmak gerektiğini bilebildikten sonra ise aslında üçü de büyük birer ziyâfet. Bir şeyleri ve birilerini kaybetmeden evvel kullanma sürelerine biraz dikkat..! Hey Anneler, hey gidi sorumlu Babalar..!”

***

“Okul çağında bilgisayar ve internette oyun oynamaya sınır getirilmeye çalışılıp ta bunda başarılı olunamayanların ileri ki yıllarda tek dedikleri; “Keşke oyun ve bilgisayar sınırlamasını yapsaydınız da geleceğim daha iyi olsaydı!” Bilgisayar ve internet ile zamanlarının büyük kısmını harcayanlar; ya tembel oluyorlar, ya iyi okullarda okuyamıyorlar, ya iyi maaşlı işte çalışamıyorlar, ya da düşünce ufukları çok sığ oluyor. “İstisnâlar kâideyi bozmaz,” atasözü ile birlikte… ”

30 Yaşına Kadar Eğitim:

Alkole, sigaraya vermemeli kendini. Biraz ayık gezmeli, biraz da üstü sigara kokmamalı. Evli ise eğer eşine ve çocuğuna destek vermeli, ev işlerine biraz omuz vermeli. Araba kullanıyorsa eğer müziği sonuna kadar açıp yollarda gezmemeli. Yollara tükürmemeli, ulu orta izmaritleri ve çöpleri her yere atmamalı. Araba kullanıyorsa eğer sağa dönerken sağa sinyal vermeli, sola dönerken sola sinyal vermeyi öğrenmeli. Amerikalılar gibi kimsenin olmadığı gece saatlerinde işlek olmayan ara yollarda bile trafik işaretlerine uyarak araba kullanmalı. Kırmızı ışıkta durmalı, yeşil ışıkta geçmeli. Bu süreci atlatanların maaşları arttırılmalı, daha iyi kariyer alanlarına geçirilmeli. Kalanları ise düşük maaşla ancak geçinecekleri kadar desteklenmeli.

“Çocuklarınızı ihmal etmeyiniz, çocuklarınızı tamamen serbest de bırakmayınız, çocuklarınızı ahlak ve edepten uzak bırakmayınız. Sonsuz özgürlük diye bir şey asla yoktur.”

40 Yaşına Kadar Eğitim:

Buraya kadar olması gerekenler kontrol edilmeli, değerlendirmeyi geçenlere ödüller verilmeli ve onları en iyi mâkamlara getirmeli, toplumda yönetici yapmalı, geçemeyenlere geri besleme eğitimleri verilmeli. Hâlâ düzelmemekte ısrar edenlere “…. Teneşir paklar” hikâyeleri anlatılmalı. Kişilerin çocuklarının eğitimleri ile ilgilenmeleri sağlanmalı. İlgilenmezlerse eğer ne gibi durumlara düşecekleri kendilerine hatırlatılmalı 

“Yaş kırka gelmesine rağmen hâlâ yanlış yolda ise eğer insan, ayağı kayması olasıdır, adımına dikkat etmeli her an.”

40 Yaşından Sonrası Eğitim:Bu yaşa kadar gelip de hâlâ düzelememiş olanlara yaşlılık hikâyeleri anlatılmalı. İnsaf, İnsaf, insaf! demeli. Bunlara vergi indirimleri yapılmamalı, yaşlılık kartları verilmemeli. Yönetici yapılmamalı, Yönetici ise eğer Üst Düzey Yönetici yapılmamalı. Bunlardan sızlananlara ise bir CD verilmeli.İçinde de Cem Karaca’dan “Kendim ettim kendim buldum” şarkısı olmalı. Cem Karaca olmasın derseniz eğer Neşet Ertaş’ta olabilir. Buraya kadar ne anlattık?Anlayana, anlamak isteyene? Kânun yok ise, Kurallar işlemiyorsa, Vicdan kalmadı ise, Ahlaklı veya Dindar olmak öğretilmiyorsa, Gelenek ve Görenekler yerine getirilmiyorsa vay o toplumun haline ve geleceğine..! Haydi, hep birlikte el ele verip daha iyi bir güne ve geleceğe diyelim mi? Çoluk çocuk, kim varsa topluca ve toplumca hep birlikte