2019′ a GİRERKEN HAYAT GERÇEĞİNDE İNSAN

2019′ a GİRERKEN HAYATIN ÖĞRETTİKLERİ

Hayat bir eğitim merkezi, olgunlaşma alanı, tecrübe parkuru. Kimine kolay, kimine ise biraz zor. Bir oranda elimizde kolaylık veya zorluk. bazen elimizde olmadan gelen sıkıntılar insanı zorlamakla beraber hayat kurallarına ve kaderin cilvelerine doğru gözle ve doğru delikten bakarsa insan herhalde biraz daha mutlu olur gibi. Şöyle geriye doğru baktığımızda pek çoğumuz şunu keşke yapmasaydım, şunu ise keşke yapsaydım demekte. İşte hayatın öğrettiklerinden demetler, hayat sürecinde yolu daha çok uzun olanlara tavsiyeler. Hata ettiğimizi öğrendiklerimiz olursa eğer ufak bir geri manevra ile onu telâfi etmeler. Neler öğreniyor insan bu hayat sürecinde;

  • Bana birşey olmaz deme, olur!
  • Düşmez kalkmaz sadece bir Allâh olduğunu,
  • Hep kendine çalışanların yalnız ve çok mutsuz olduğunu,
  • Hırsızların, kâtillerin, zâlimlerin mutlaka sonlarının kötü bittiğini,
  • Anne babasına iyi davranmayanların sonlarının kötü olduğunu,
  • Yuva yıkanlarının eninde sonunda yuvalarının yıkılacağını,
  • İftira atmanın çok kötü olduğunu,
  • Adâlete uymayanların sonunun kötü olduğunu,
  • Hiç bir kapıyı vurup çıkılmaması gerektiğini, bir gün gelir geri dönmek gerekebileceğini,
  • Her gecenin elbet bir sabahı olduğunu,
  • Hayat yokuşunu tırmanırken, karşılaştığınız insanlara iyi davranmamız gerektiğini, çünkü inişte yine onlarla karşılaşacabileceğimizi,
  • Kimse ile aramızdaki köprüleri atmamak gerektiğini, aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağımızı,
  • Her elini sıkanla dost, her canını sıkanla da düşman olunmaması gerektiğini,
  • Yaşadıklarımızla değil, yaşattıklarımızla anılacağımızı, ne yaşattıysak elbet birgün onu yaşayacağımızı,
  • Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de bizim ters yönde gidiyor olabileceğimizi, Bedduâ etmenin iyi olmadığını, illâ edecekseniz, fazla değil, bize çektirdiklerinin aynısını onlarda çeksinler bu yeter” demeninde az bir ceza olmadığını,
  • Hayat bizi zorluklarla geri çekiyorsa, bizi daha büyük bir şeye fırlatacağı için olabileceğini,
  • Cicim aylarının taraflar isterse asla bitmeyebileceğini, bitmişse veya azalmışsa eşlerin ne gibi hata yaptıklarını düşünmeleri gerekip “telâfi cicim ayı süreci” yaşayabileceklerini, ancak bu sürecin çok kırılgan olduğunu,
  • Evlilikten sonra 5 bilemedin 10 kilodan fazla kilo almanın çok ta iyi olmadığını, ya güzelliğin kaybolduğunu ya da bazı şeylerin bozulmaya başladığını,
  • Anne ve babaya çektiren çocuklara kendi çocuklarının da onlara çektirmesi ile anne baba değerini anlamaya başladıklarını, ama çoğunda çok ta geç kalmış olduklarını,
  • Kayınvâlide ve Kayınpederimizi değişik nedenlerden dolayı sevmek zorunda olmayabileceğimizi, ama onlarla geçinmek zorunda olduğumuzu,
  • Kimseyi kınamamız gerektiğini, günahından haberimiz olabileceğimizi ancak tövbesinden haberimiz olmayabileceğimizi,
  • Başarısızlığa uğrayan evlilik değil, evlenen insanların olduğunu,
  • Anneyle evladı arasında kopan tek bağın göbek bağı olduğunu,
  • Evlilik gözleri bozuk bireyler için kullanılan gözlük gibi olduğunu, dengini bulmak, göz derecesine uygun gözlüğü takarak etrafa bakmakla özdeş olduğunu,
  • Hiçbir şeye olacakmış gibi gönül bağlamamız gerektiğini, ne kadar çok uğraşırsak, o kadar kolay kaybedebileceğimizi,
  • Kişini kendisi için duâ etmesi gerektiğini,
  • Atalarımıza saygı duymamız gerektiğini,
  • Haramla beslenen vücudun cennete girmeyeceğini, ona ancak ateşin yaraştığını,
  • Mezarlıkların vazgeçilmezler ile dolu olduğunu,
  • Her şeyin üstümüze gelip, dayanamayacağımız bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçmememiz gerektiğini, işte orası kaderinin değişeceği nokta olduğunu,
  • Değer vermeyi öğrenirken, yol vermeyi de öğrenmemiz gerektiğini,
  • Zâlimin zulmü kendisine döner, Ah’ın bulamayacağı adresin olmadığını,
  • İhtiyarlık denen şey, beyaz saçlardan ve yüz buruşukluğundan ziyâde, artık geç kalındığı, oyunun oynanmış olduğu ve bundan sonra, sahnenin başka bir nesle ait olduğu duygusunu hissetmek olduğunu,
  • Saçları beyazlayan, cildi kırışan ve kronik hastalıkları başlayan insanların eğer hâlâ büyük hatâ ve günahları varsa bunlardan bir an evvel uzak kalmaya çalışmaları gerektiğini,
  • Selam vermenin çok önemli olduğunu,
  • Gülümsemenin bir çok kapıları açtığını,
  • Yardım etmenin bir çok sorunları ortadan kaldırdığını,
  • Hediyeleşmenin dostlukları arttırıp aradaki kırgınlıkları giderdiğini,
  • Yaşlılara mutlaka iyilik yapılması gerektiğini,
  • Şekli, çeşidi ve miktarı ne olura olsun ibadet etmenin insana mutlaka birşeyler kazandırdığını,
  • Ah’ın bulamayacağı adres olmadığını, en son uğrayacağı ve dünyada bulamadıklarını kesin bulacağı yerin de kıyâmet günü olduğunu,
  • Büyük günah, kul hakkı yeme ve haram işlerle sürekli birlikte olanların sonlarının pek te iyi olmadığını,
  • Büyük günah, büyük hata, büyük ayıp, büyük isyan içinde olanlarla dostluk yapmanın tehlikeleri ve riskleri olduğunu,
  • Haksız yere ağlatanların mutlaka ağlayacağını,
  • Anne ve babasını ağlatanların gelecekte mutlaka göz yaşı akıtacağını,
  • Evladına göz kulak olmayanların çocukları ile ilgili sıkıntılarının çok olacağını,
  • Çocuklarına ahlaki değerleri öğretmeyenlerin onlar büyüdüklerinde sıkıntılar çekeceğini,
  • Akraba bile olsa kız çocuğunun ve erkek çocukların güvenmediğiniz birisi ile başbaşa bırakılmaması gerektiğini,
  • Çocukların gittikleri yerlerin özelliklerinin mutlaka ailesi tarafından dikkate aklınması gerektiğini,
  • Ergenlik çağının bir çok tehlikeye açık olup çocuklara bu dönemde özel ilgi gösterip öğütlerde bulunmak gerektiğini, cinsel istismar konuları ile ilgili olarak çocuklara uyarıları zaman zaman tekraralamak gerektiğini,
  • Kutsal şeylerle dalga geçmenin çok tehlikeli olduğunu,
  • Öğüt dinlemeyenlerin mutlaka başına belalar geleceğini,
  • Gülenlerin ağlayacağını, ağlayanların ise güleceğini,
  • Hatalar ve günahlar ne olursa olsun hepsinden bir kurtuluş ve arınma yollarının olabileceğini,
  • Yolculuklarda özel bilgi ve iletişim numaralarınızı, adreslerinizi kimseye vermemeniz gerektiğini,
  • Sırların kimseye söylenmemesi gerektiğini,
  • Bir evde kişiler birbirlerini toplu görmek istiyorlarsa eğer akşamları belli bir saatten sonra internet ve telefon kullanımının bırakılması gerektiğini,
  • İsyankar, hata dolu, söz dinlemeyen bir evlat istemiyorsanız eğer çok daha küçükten çocuğunuzla içten ilgilenmeniz gerektiğini,
  • Sınırsız özgürlük verdiğiniz çocuklarınızı ergenlik çağından itibaren kaybetmeye başlayacağınızı,
  • Hayatın aslında bir kurallar bütünü olduğunu, kurallara uyanların sıkıntılarının daha az olacağını,
  • Yüce Yaratıcının çok affedici olduğunu….

“Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerden ders alanlar, biraz da olsa öğüt dinleyenler gerçekten mutlu olacak kimselerdir. Bu kişiler diğerlerine göre yaşantılarında daha az acı çekerler”

2019 YILININ TÜM İNSANLIĞA BARIŞ VE HUZUR GETİRMESİ DİLEĞİYLE…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir